Category Archives: Faruk Nafiz Çamlıbel

Çoban Çeşmesi


Çoban Çeşmesi Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi, Ey suyun sesinden anlıyan bağlar, Ne söyler su dağa çoban çeşmesi. “Göynünü Şirin’in aşkı sarınca Yol almış hayatın ufuklarınca, O hızla dagları Ferhat yarınca Başlamış akmağa çoban çeşmesi…” O zaman … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Faruk Nafiz Çamlıbel


Çoban Çeşmesi Gurbet – II Han Duvarları Kıskanç Sanat Son Âşık Zafer Türküsü

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Son Âşık


Son Âşık Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım, Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene Ak düşünce saçların kumral rengine Kollarında son aşıkın ben olacağım. Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen, Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün Sen benimsin büsbütün terk … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kıskanç


Kıskanç Sakın bir söz söyleme! Yüzüme bakma sakın! Sesini duyan olur, sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, Annen bile okşasa benim bağrım kan olur… Dilerim tanrıdan ki, sana açık kucaklar Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun; … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Zafer Türküsü


Zafer Türküsü Yaşamaz ölümü göze almayan Zafer, göz yummadan koşar da gider. Bayrağa kanının alı çalmayan Gözyaşı boşana boşana gider! Kazanmak istersen sen de zaferi Gürleyen sesinle doldur gökleri Zafer dedikleri kahraman peri Susandan kaçar da coşana gider. Bu yolda … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Han Duvarları


Han Duvarları -Osmanzâde Hamdi Bey’e- Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı, Bir dakika araba yerinde durakladı. Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar, Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar… Gidiyorum, gurbeti gönlümle duya duya, Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya. İlk sevgiye benzeyen ilk acı, … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gurbet II


Gurbet II Ey gözlerinin çevresi mor, benzi tutuşmuş, Akşamladığım yolları yalnız gezen afet! Kaç yıl geçecek, böyle hazin, böyle habersiz, Sen Marmara’nın göl gibi durgun bir ucunda, Ben böyle atılmış gibi yurdun bir ucunda, Sen benden uzak, ben sana hasret? … Okumaya devam et

Faruk Nafiz Çamlıbel içinde yayınlandı | Yorum bırakın